• ALTIN (TL/GR)
    495,59
    % -0,30
  • AMERIKAN DOLARI
    8,7540
    % 0,21
  • € EURO
    10,3906
    % -0,29
  • £ POUND
    12,0890
    % -0,81
  • ¥ YUAN
    1,3527
    % 0,00
  • ALTIN (ONS)
    1.764,22
    % -0,50
  • BIST 100
    1.391,06
    % -1,63
  • BITCOIN/TL
    312694,615
    % 2,07

Finansal Risk Nedir?

Finansal Risk Nedir?

Finansal Risk Nedir?

En kısa ve en sade tanımlama ile finansal risk, değerli varlıkları veya parayı kaybetme riskidir. Finansal piyasalarda ise risk kişinin alım-satım işlemlerinde kaybedeceği paranın miktarı olarak da tanımlanmaktadır. Kısaca, risk kaybedilen para miktarı değil kaybedilme ihtimali bulunan para miktarıdır.

Finansal piyasalar ve bireyler tarafından yapılan finansal ürün ticaretleri doğası gereğince kayıp riski barındırmaktadır ve bu da finansal risk olarak adlandırılır. Bu kavram genel olarak işletmeler, idari kurumlar ve finansal piyasalar için farklı şekilde tanımlanabilir ve uygulanabilir.

Finansal risklerin değerlendirilmesi ve belirlenmesi süreci risk yönetimi olarak adlandırılır. Risk yönetimi incelemesi yapmadan önce risk türleri hakkında yeterli ve temel bilgilere sahip olmak oldukça önemli bir şeydir.

Finansal riskleri sınıflandırma ve tanımlamanın birçok yöntemi bulunmaktadır. Bunların başlıca örnekleri arasında sistematik risk, yatırım riski, uyumluluk riski ve operasyonel risk yer almaktadır.

Finansal Risk Türleri

Finansal riskleri sınıflandırmak ve kategorilere ayırmak için birçok yöntem bulunmaktadır. Bu sınıflandırma ve kategorilere ayırma işlemi kullanıldıkları bağlama göre çok büyük farklılıklar gösterebilmektedir.

Likidite Riski

Likidite riski, yatırımcıların herhangi bir finansal ürünü önemli bir değişikliğe sebep olmadan hızlı bir şekilde satamaması veya alamaması riskidir. Likidite sorunu her ne kadar oluşacağı finansal ürünlerde kendini belli etse de herhangi bir finansal enstrümanda gerçekleşebilir. Bazı durumlarda çok ciddi işlem hacmine sahip bir finansal ürün piyasa değeri kaybı yaşayabilir ve bu da likidite probleminin oluşmasına sebep olabilir.

Yatırım Riski

Adından da anlaşılacağı gibi bu risk yapılan yatırımlar ve alım-satım işlemleri ile doğrudan ilişkilidir. Yatırım risklerinin birçok çeşidi bulunmaktadır fakat bu sebeplerin neredeyse tamamı fiyatlarda oluşan ani değişimler ile doğrudan ilgilidir. Likidite, kredi ve piyasa risklerini yatırım riski grubuna ait bir parça olarak da düşünebiliriz.

Kredi Riski

Kredi riski, borç veren kişinin borç verdiği tarafın sözünü yerine getirmemesi ve para ödememesi durumunda oluşan para kaybetme riskidir. Örneğin, Ahmet Mehmet’ten borç para alırsa bu durumda Mehmet kredi riski ile karşı karşıya kalacaktır. Bir diğer anlatım ile, Ahmet’in borcunu ödememe ihtimali bulunmaktadır ve bu da kredi riski olarak adlandırılır. Eğer ki Ahmet ödeme yapmaz ise Mehmet para kaybedecektir.

Kredi riski için geniş açılı bakıldığı zaman ise herhangi bir milletin kredi riskleri çok yüksek seviyelere ulaşırsa orada ekonomik krizin ortaya çıkma ihtimali çok yükselecektir. Son 90 yıllık süreç içerisindeki en kötü finansal kriz kısmi olarak küresel kredi riski yayılmasına bağlı olarak gerçekleşmişti. O dönemlerde Amerika Birleşik Devletleri bankaları yüzlerce karşı tarafın dahil olduğu milyonlarca mahsup işlemi gerçekleşmiştir.  Lehman Brothers’ın tereddütte düştüğü zaman kredi riski dünyanın her yerine çok hızlı şekilde yayılmış ve Büyük Buhrana sebep olan finansal kriz başlamıştı.

Piyasa Riski

Piyasa riski, bir varlığın fiyatının dengesiz bir şekilde dalgalanması ile ilişkili olan risk türüdür. Örneğin, eğer ki Ahmet Altın satın alırsa piyasa riskine maruz kalacaktır çünkü volatilite fiyatların gerilemesine sebep olabilir.

Piyasa riski yönetimi, Altın fiyatının Ahmet’in pozisyonunun tersi yönünde harekete geçmesi ile Ahmet’in ne kadar para kaybedeceğini değerlendirmesi ile başlamaktadır. Bir sonraki adım ise Ahmet’in piyasa hareketlerine karşı olarak nasıl bir strateji belirleyeceği olacaktır.

Yatırımcılar genel olarak hem doğrudan hem de dolaylı piyasa riskleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Piyasa riskleri, ikincil veya bağıl risk sahibi olan varlıklar ile ilişkindir. Menkul kıymet borsalarında faiz oranı riskleri genel olarak hisse fiyatlarını dolaylı yolda etkilemektedir ve bu da dolaylı bir risk yaratılmasına sebep olmaktadır. Bir diğer yandan doğrudan risk ise, yatırım yapılan finansal ürünün fiyatının tam ters yönde hareket etmesi ile oluşabilecek kayıplar ile ilgilidir.

Faiz oranları, tüm bu risklere rağmen hem doğrudan hem de dolaylı olarak piyasaları etkileme gücüne sahiptir. Faiz oranları, menkul kıymetler fiyatlarını dolaylı olarak etkilerken diğer sabit getirili finansal ürünleri ve bonoları doğrudan olarak etkilemektedir. Dolayısı ile faiz oranları her iki tür risk grubuna da dahil edilmektedir.

Operasyonel Risk

Operasyonel risk, iç süreç, sistemler veya prosedürlerdeki hatalar nedeni ile ortaya çıkan bir finansal kayıp risk türüdür. Bu hatalar genel olarak kaza sonucunda, insan hatası ile veya kasıtlı olarak kötü niyetli faaliyetler sonucunda meydana gelmektedir. Operasyonel riskleri minimize edebilmek için tüm şirketleri periyodik olarak denetlemeler ve güvenlik kontrolleri yapması gerekmektedir. Ayrıca, etkin bir iç yönetimin benimsenmesi ve güvenilir prosedürlerin kullanılması da oldukça önemlidir.

Kötü şekilde yönetilen şirketlerin çalışanlarının şirket fonlarını yetki dışı alım ve satımlar için kullandığına dair çok fazla örnek bulunmaktadır. Bu gibi işlemlere genel olarak hileli ticaret adı verilmektedir. Bu gibi durumların özellikle bankacılık sektöründe meydana gelmesi durumunda çok ciddi finansal kayıpların gerçekleştiği de bilinmektedir.

Operasyonel risk, şirket dışında oluşabilecek doğal afet gibi durumların şirkete olan etkisi ile de gerçekleşebilir. Tam anlamı ile bu riskten kusursuz korunmanın yöntemi bulunmamaktadır.

Sistematik Risk

Sistematik risk, belirli olay veya olaylar zincirinin belirli bir piyasa veya sektörde olumsuz etki etmesi ile ilgili olan risk türüdür. Örneğin, 2008 finansal krizinde Lehman Brothers’ın çökmesi ile Amerika Birleşik Devletleri’nde ciddi bir finansal kriz tetiklenmişti ve birçok diğer ülke de bu krizden ciddi şekilde etkilenmişti.

Sistematik riskler aynı sektör içerisinde faaliyet gösteren şirketler arasında bulunan yüksek korelasyondan etkilenmektedir. Eğer ki Lehman Brothers’ın bütün Amerika Birleşik Devletleri finansal sistemi ile çok derinden bağlantısı olmamış olsaydı iflaslarının etkisi çok daha düşük düzeyde olacaktı.

Sistematik risk, en kolay şekilde domino etkisi düşünülerek hatırlanabilir. Domino etkisinde tek bir parçanın devrilmesi ile birlikte diğer parçalar da sıra ile devrilmeye başlar.

Çeşitlendirme, sistematik risklerden kaçmak için kullanılan etkili yöntemlerden birisidir.

Uyumluluk Riski

Uyumluluk riski, bir kurum veya şirketin kendisine ait yetki sınırları içerisinde kanunlara ve yasal düzenlemelere uygun hareket etmemesi sebebi ile karşılaşılan kayıplar ile ilgilidir. Bu gibi risklerden kaçınabilmek adına birçok şirket Para Aktarma Karşıtı (AML) ve Müşterini Tanı (KYC) gibi belirli prosedürleri kullanmaktadır.

Bir şirket, kurum veya hizmet sağlayıcı firma yasal uyumluluğa sahip olmadığı zaman kapatılabilir veya çok ciddi cezalar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Geçmiş yıllarda birçok yatırım şirketi ve bankaya yasal uyumluluk sorunu nedeni ile davalar açılmış ve çok ciddi cezalar uygulanmıştır. Yolsuzluk ve iç alım-satım uyumluluk riski örnekleri arasında yer almaktadır.

Sistemik ve Sistematik Risk Farkları

İsim benzerliği sebebi ile bu iki risk kesinlikle birbiri ile karıştırılmamalıdır. Sistematik riskin tanımlanması daha zor bir şeydir ve sadece finansal olmayan daha geniş kapsamlı riskleri ifade etmektedir.

Sistematik risk, faiz oranları, doğal afetler, enflasyon, savaşlar ve önemli idari politika değişimleri gibi çeşitli sosyopolitik ve ekonomik etmenler ile ilişkili olabilmektedir.

En temel tanımlama ile sistematik risk, bir toplumu veya ülkeyi birden fazla alanda etkilemekte olan olaylar ile bağlantılıdır. Buna finans sektörü haricinde diğer birçok sektör dahil olabilir. Bu sebeple, düşük korelasyon sahibi varlıkların birleştirilmesi ile sistemik risklerden kaçınmak mümkün hale gelmektedir fakat sistematik riskler portföyün çeşitlendirilmesi ile engellenememektedir.

Konu finansal piyasalar olduğu zaman risklerden tam anlamı ile kaçınmak imkansızdır. Bir yatırımcı veya ara bulucunun yapabileceği en iyi şey bu riskleri önceden tanımlayarak olasılıkları minimum düzeye eriştirmek olacaktır. Bu sebeple finansal risklerin en azından önemli kısımları hakkında fikir sahibi olmak ve bu riskler ile nasıl savaşılacağı konusunda fikir sahibi olmak oldukça önemlidir.