• ALTIN (TL/GR)
    453,90
    % -0,73
  • AMERIKAN DOLARI
    8,1507
    % 0,01
  • € EURO
    9,7098
    % -0,08
  • £ POUND
    11,2227
    % -0,04
  • ¥ YUAN
    1,2454
    % 0,00
  • ALTIN (ONS)
    1.732,41
    % 0,08
  • BIST 100
    1.375,91
    % -1,24
  • BITCOIN/TL
    489804,313
    % 0,50

Hiperenflasyon Nedir?

Hiperenflasyon Nedir?

Hiperenflasyon Nedir?

Yerel para biriminin satın alma gücü azaldıkça ve ürünlerin fiyatlarının artması ile ortaya çıkan fiyat artışları enflasyon olarak adlandırılmaktadır ve tüm dünya ülkelerinde belirli bir seviyede görülmesi mümkündür. Genellikle ülke yönetimleri bazı finansal kuruluşlar ile beraber çalışmalar yürütür ve enflasyonun kontrol altında yükselmesini sağlar. Bu kontrol ile enflasyon oranının hızlı ve sert bir şekilde yükselmesi de engellenmiş olur. Tabii ki geçmiş yıllara bakıldığı zaman bu kontrolün sağlanamadığı süreçlerin olduğu da görülmektedir. Enflasyon oranının kontrolünün sağlanamadığı bazı durumlarda ülkelerin yerel para biriminin çok ciddi değer kaybettiği ve alım gücünün her geçen gün azaldığı görülmektedir. Enflasyonun hızlı bir şekilde yükselmesi ise Hiperenflasyon olarak adlandırılmaktadır.

Ekonomist Philip Cagan’ın iddialarına göre Hiperenflasyon, aylık süreç içerisinde ürün ve hizmet bedellerinin en az %50’den fazla fiyat artışı yaşaması ile gerçekleşmektedir. Örneğin, 1 kilogram et fiyatının 100 TL’den 150 TL’ye bir aylık süreç içerisinden daha kısa süre içerisinde yükselmesi durumunda ve sonrasında da ay sonundaki fiyat 225 TL’ye yükselirse bu durum hiperenflasyonun yaşandığını göstermektedir. Bu trendin engellenememesi ve fiyatın hep bu şekilde yükselmesi durumunda ise 1 kilogram et fiyatı altı ay içerisinde 1.140 TL ve bir yıl içerisinde de 10.000 TL olacaktır.

Hiperenflasyon oranının nadiren %50’de sabit kaldığı bilinmektedir. Çoğu zaman, bu oran o kadar hızlı yükseliş gösterir ki ürün ve hizmet fiyatları günlük veya saatlik olarak değişim gösterebilir. Artan fiyatların sonucunda ise yerel halk yerel para birimine olan güvenini kaybeder ve bu da para biriminin daha hızlı değer kaybetmesine sebep olur. Hiperenflasyon, şirketlerin kapanmasına, işsizlik oranının hızlıca artmasına ve vergi gelirlerinin düşmesine sebep olur. Dünya tarihi boyunca bilinen en kötü hiperenflasyonlar Venezüella, Almanya ve Zibabwe’de yaşanmıştır fakat Yugoslavya, Yunanistan ve Macaristan gibi ülkeler de benzer krizler geçirmiştir.

Venezüela’da Hiperenflasyon

Venezüela 20. Yüzyıl’da oldukça sağlıklı bir ekonomiye sahip olsa da 1980’li yıllarda aşırı petrol arzını takip eden hatalı ekonomik yönetimler ve 21. Yüzyılın başlarındaki yolsuzluklar sebebi ile ciddi bir ekonomik krizin içerisine girmiştir. Kriz, 2010 yılında başlamıştır ve günümüze kadar insanlık tarihinde yaşanmış en kötü krizler arasında yer almaktadır.

Venezuela’daki enflasyon oranları çok hızlı şekilde yükselerek 2014 yılında %69, 2015 yılında ise %181’e yükselmiştir. Hiperenflasyon dönemi ise 2016 yılında başlamış ve bir sonraki yılın sonuna kadar %800 oranına ulaşmıştır. Bilinen verilere göre bu oranlar 2017 yılında %4.000 ve 2019 yılında da %2.600.000’e ulaşmıştır.

2018 yılında, devlet başkanı Maduro tarafından Hiperenflasyon ile savaşmak amacı ile bolivarda değişim olacağı açıklanmıştır. Bu oran 1/100.000 olarak duyurulmuştur. Yani, 100.000 Bolivar, 1 Egemen Bolivarı olacaktır. Fakat böyle bir yaklaşımın sonuçları ve etkileri oldukça tartışmalıdır. Ekonomist Steve Hanke tarafından söylenen bir söze göre ekonomide sıfırları azaltmak sadece kozmetik bir anlam ifade etmektedir. Yani, ekonomi politikaları değişmedikçe hiçbir anlam ifade etmemektedir.

Almanya’daki Hiperenflasyon

Hiperenflasyonun bilinen bir diğer popüler örneği ise 1. Dünya Savaşı sonrasından Almanya Weimar Cumhuriyeti’nde yaşanmıştır. Almanya savaşı kazanacakları ve kaybedenlerden alacakları tazminatlar ile geri ödeme yapacağını varsaymış ve savaşa yönelik harcamalar için çok yüksek miktarlarda borç almıştır. Günün sonunda ise Almanya sadece savaşı kaybetmekle kalmamıştır ve milyonlarda dolar tazminat ödemek zorunda kalmıştır.

Her ne kadar Almanya’da yaşanan hiperenflasyon için çeşitli tartışmalar olsa da genel olarak kabul edilen sebepler savaş tazminatı, kâğıt paraların korkusuz olarak piyasaya sürülmesi ve altın standartlarının askıya alınmasıdır. Altın standartları uygulamasının askıya alınması sonucunda devletin altın rezervi üzerinde para basımı yapılmıştır ve bu da ülkenin para biriminin değer kaybetmesine sebep olmuştur. Bu durum, Alman parasının devalüasyon yaşamasına ve değer kaybetmesine sebebiyet vermiştir. Almanya’nın yerel para biriminin hızlıca değer kaybetmesi sonucunda tazminat ödemeleri için diğer ülkelerin para birimi ile ödeme talep edilmiştir. Bu ödemelerin yapılabilmesi için de Almanya hükümeti karşılıksız olarak para basmaya devam etmiş ve paranın daha fazla değer kaybetmesine sebep olmuştur.

Bu dönem içerisinde enflasyon oranının günlük olarak %20’nin üzerinde artmaya başladığı görülmüştür. Hatta Almanya’nın yerel para birimi o kadar değersiz hale gelmiştir ki bazı Alman vatandaşlar odun almak yerine para yakarak ısınma ihtiyacını gidermiştir.

Zimbabwe’deki Hiperenflasyon

Ülke 1980 yılında bağımsızlığını ilan etmiş ve bu bağımsızlık sonrasında Zimbabwe ekonomisi ilk yıllarını oldukça istikrarlı bir şekilde yürütmüştür. Fakat 1991 yılında ülkenin devlet başkanı Robert Mugabe’nin Ekonomik Yapısal Düzenleme Programı başlatması sonucunda ekonomi çöküş dönemine girmiştir. Ekonomik Yapısal Düzenleme Programı, büyük bir sosyal ve finansal krize sebep olmuştur.

Zimbabwe Doları (ZWN), 1990’lı yılların sonlarında istikrarsızlık belirtilerini göstermeye başlamıştır ve 2000’li yılların başında ülke içerisinde hiperenflasyon dönemleri başlamıştır. Yıllık enflasyon oranı 2004 yılında %624, 2006 yılında %1.730 ve Temmuz 2018 tarihinde ise %231.150.888 oranına ulaşmıştır. Ülkenin merkez bankasının paylaşmış olduğu verilerin manipüle edilmiş olması sebebi ile Temmuz 2018 tarihinden sonraki oranlar tamamen teorik tahminlere göre düzenlenmiş ve belirlenmiştir.

Prof. Steve Hanke’nin hesaplamalarına göre Zimbabwe’deki hiperenflasyon oranı Kasım 2008’de zirve noktasına ulaşmış ve yıllık %89.7 oranında seksilyona varmıştır. Bu oran da aylık olarak %79.600.000.000 ve günlük olarak %98 oranına denk gelmektedir.

Zimbabwe, 21. Yüzyıl’da hiperenflasyon yaşayan ilk ülke olmuştur ve en kötü ikinci enflasyon dönemi olarak kayıtlara geçmiştir. 2008 yılında ülke içerisinde yerel para birimi kullanımı resmi olarak yok olmuştur ve ulusal para birimi olarak yabancı para birimleri kabul edilmiştir.

Hiperenflasyon, nadiren görülmekte fakat uzun süre devam etmektedir. Kısa sürecek olsa da sosyal ve politik huzursuzluğun olması durumunda ülkenin yerel para birimi hızlıca değer kaybedebilir ve devalüasyon gerçekleşebilir. Ayrıca, ülke ihracatına yönelik oluşan talep düşüşü de devalüasyon nedenlerinden birisidir.

Yerel para biriminin değer kaybetmesi sonucunda ürün ve hizmet fiyatları yükseliş gösterir ve bu da kısır bir döngüye sebep olur. Her ne kadar bazı hükümetler bu gibi durumlarda daha fazla para basarak bu sorunu gidermeyi denemiş olsa da bu yöntem kesinlikle tek başına başarılı olmamaktadır. Hatta, bu yöntemin tek başına kullanılması durumunda ülkenin para biriminin değer kaybı hızlanmaktadır.