• ALTIN (TL/GR)
    457,50
    % 0,06
  • AMERIKAN DOLARI
    8,1789
    % 0,16
  • € EURO
    9,7673
    % 0,40
  • £ POUND
    11,2604
    % 0,18
  • ¥ YUAN
    1,2506
    % 0,21
  • ALTIN (ONS)
    1.741,85
    % -0,11
  • BIST 100
    1.393,24
    % -1,65
  • BITCOIN/TL
    490221,635
    % 0,51

Varlık Dağıtımı ve Çeşitlendirmesi Nedir?

Varlık Dağıtımı ve Çeşitlendirmesi Nedir?

Söz konusu para olduğu zaman risk mevcuttur ve bu risk her zaman için kaçınılmazdır. Herhangi bir finansal ürün para kaybına sebep olabilirken sadece nakit para bazlı olan birikimler ve pozisyonlar da enflasyon nedeni ile zayıflayabilir. Yatırım ve birikim yaparken riskler tam anlamı ile ortadan kaldırılamaz olsa da kişi kendine uygun bir portföy yaratarak bu riskleri minimize edebilir.

Portföy oluşturmak, yani varlık dağıtımı yaratmak ve bu varlıkların çeşitlendirilmesini sağlamak bu risk faktörlerini azaltma konusunda ciddi bir rol oynamaktadır. Bu kavram, binlerce yıldır kullanıldığı için yeni başlayan yatırımcılar tarafından biliniyor olsa da bu kavramın prensiplerine aşina olmak oldukça önemlidir.

Varlık Dağıtımı ve Çeşitlendirmesi Nedir?

Varlık dağıtımı ve çeşitlendirmesi genel olarak birbiri yerine kullanılan farklı fakat benzer anlamları ifade eden ekonomik terimlerdir. Tam olarak aynı anlamı taşımamalarının sebebi ise risk yönetiminin biraz farklı yönlerini temsil etmeleri sebebindendir.

Varlık dağıtımı, yatırım portföyü içerisinde yer alan sermayenin farklı varlık sınıfları arasında dağıtılması gerektiğini ifade eden para yönetim stratejisidir. Bir diğer yandan varlık çeşitlendirmesi ise mevcut sermayenin bu varlık çeşitlerine dağıtımını ifade etmektedir.

Bu stratejinin temel amacı risk oranını minimum düzeye düşürtmek ve beklenen getiriyi de olabilecek maksimum düzeye eriştirmektir. Bu durumun gerçekleşebilmesi için ise genellikle yatırımcının risk toleransını, ufkunu ve geniş kapsamlı olarak ekonomik koşulları göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Daha basit bir tanımlama ile varlık dağıtımı ve çeşitlendirmesi, tüm yumurtaları aynı sepete koymamak şeklinde tanımlanabilir. Dengeli bir yatırım portföyü oluşturmak için en etkili yöntem varlık sınıflandırması yapmak ve korelasyon göstermeyen varlıkların birleştirilmesidir.

Bu iki strateji birlikte kullanıldığı zaman risk sadece farklı varlık sınıflarında değil eş zamanlı olarak varlık sınırları içerisinde dağıtılmış olur. Bazı finans uzmanlarının iddialarına göre varlık dağıtım stratejisi belirlemenin yapılan yatırımlara kıyasla daha önemli olduğu söylenmektedir.

Modern Portföy Teorisi

Bu teori, prensipleri matematiksel bir şekilde özetleyen bir çerçeve olma özelliğidir. 1952 yılında Harry Markowitz tarafından yayınlanan bir makale ile ortaya atılmıştır. Ayrıca, Markowitz bu çalışması ile Ekonomi alanında Nobel Ödülüne de layık görülmüştür.

Başlıca varlık sınıfları farklı hareket etme eğilimine sahiptir. Piyasa koşulları bir grup finansal ürünün iyi performans sergilemesine sebep olabilirken eş zamanlı olarak başka bir grup finansal ürünün kötü performans sergilemesine de sebep olabilir. Bu teoride yer alan temel varsayım ise bir grup finansal varlığın kötü performans göstermesi durumunda oluşan kayıpların eş zamanlı olarak bir başka grubun finansal ürünlerinin iyi performansı sonucunda oluşan kazançlar ile dengelenebilmesidir.

Modern Portföy Teorisi, portföy içerisinde oluşabilecek volatil hareketlerin daha dengeli gerçekleşmesine katkı sağlamak amacı ile kullanılmaktadır. Bu teori ayrıca risk-performans ilişkisini de yükseltmektedir. Yani, daha az risk ile daha yüksek kazanç elde etme fırsatını sağlamaktadır. Ayrıca, iki farklı portföyün eşit getiri sunması durumunda da yatırımcının daha kolay tercih yapmasına katkı sağlar.

Daha kısa ve basit tanımlama ile Modern Portföy Teorisi korelasyon göstermeyen varlıkların daha güvenilir varlıklar ile tek sepette birleşmesini ve daha verimli sonuç verdiğini belirtmektedir.

Varlık Sınıfı ve Dağıtım Stratejileri

Standart bir varlık dağıtımı sınırlarında varlık sınıfları şu şekilde kategorilendirilebilir;

Geleneksel Varlıklar: Bono, nakit para ve hisse senetleri

Alternatif Varlıklar: Emtia, gayrimenkul, sigorta ürünleri, türevler ve kripto paralar.

Genel olarak, başlıca iki farklı tür varlık dağıtım stratejisi bulunmaktadır ve bunların her ikisi de Modern Portföy Teorisi’nde belirtilen varsayımlar üzerinden kullanılır.

Stratejik Varlık Dağıtımı genellikle pasif yatırım tercih eden yatırımcılara uygun geleneksel bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Bu strateji ile oluşturulan portföyler genellikle yatırımcının belirlemiş olduğu vade süresine bağlı olarak dengeleme amaçlı güncellenebilmektedir.

Taktik Varlık Dağıtımı yöntemi ise aktif yatırım tercih eden yatırımcılara uygun geleneksel bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Yatırımcıların portföylerini piyasada aktif olarak başarı gösteren finansal ürünlere göre güncellemesine imkân sağlar. Bu strateji, güncel piyasa içerisinde iyi performans gösteren bir sektörün daha uzun süre boyunca bu başarısını arttırarak devam edebileceğini varsaymaktadır. Ayrıca, Modern Portföy Teorisi’nde belirtilen prensiplere dayalı olduğundan dolayı belirli bir seviyeye kadar çeşitlendirme yapılmasına olanak sağlar.

Çeşitlendirme işleminin başarılı bir performans sergilemesi için finansal ürünlerin hiçbir şekilde korelasyon göstermemesi veya ters korelasyon göstermesi gerekmediğinin de bilinmesi önemli bir detaydır. Varlıkların birbiri ile tam olarak korelasyon içerisinde olmaması yeterlidir.

Portföye Varlık Dağıtımı ve Çeşitlendirme Uygulamak

Bu prensipleri doğru ve net bir şekilde tanımlamak için örnek vermek gerekmektedir. Örneğin, bir varlık dağıtım stratejisi kullanılan portföyün farklı varlık sınıfları arasında şu şekilde dağıtılması gerektiğini varsayalım;

  • %40 Hisse Senedi
  • %30 Bono
  • %20 Kripto Para
  • %10 Nakit

Çeşitlendirme stratejisi ise kripto paralar için ayırılan %20’lik kısmı şu şekilde belirlemektedir;

  • %70 Bitcoin
  • %15 Piyasa değeri yüksek kripto paralar
  • %10 Piyasa değeri orta seviyede bulunan kripto paralar
  • %5 ise piyasa değeri düşük olan kripto paralar

Risk iştahı, kazanç beklentisi ve vade süresine bağlı olarak gerekli dağıtım işlemi tamamlandıktan sonra oluşturulan portföyün performansı düzenli olarak takip edilebilir ve değerlendirilebilir. Eğer ki dağıtım oranlarında ciddi bir değişiklik meydana gelir ise portföyün yeniden dengelenme zamanı geldi demektir. Bu sebeple denge sağlanacak şekilde yeniden varlık alımı ve satımı gerçekleştirilebilir. Bu düzenlemenin sağlıklı olarak yapılabilmesi için en iyi performans gösteren finansal ürünlerin satışı yapılır ve kötü performans gösteren finansal ürünlerin ise alımı yapılarak arttırılır. Varlık seçimi tamamen kişinin kendisine ve yatırım hedeflerine bağlı olarak yapılmaktadır.

Varlık Dağıtımına Yönelik Sorunlar

Hiç şüphesiz varlık dağıtımı ve çeşitlendirme yöntemleri oldukça iyi bir strateji olsa da bazı varlık dağıtımı ve çeşitlendirme yöntemleri belirli yatırımcı kitlesi için uygun olmayabilir. İyi ve başarı ihtimalinin yüksek olacağı bir plan yaratmak oldukça kolay olabilir fakat bunun en önemli faktörü ise uygulanmasıdır. Eğer ki yatırımcı portföy oluşturduğu sırada önyargı ve sadece içgüdüleri ile kararlar verirse oluşturulan portföyün verimi iyi performans göstermeyebilir. Bir diğer potansiyel sorun ise yatırımcının risk iştahını önceden kesin ve net bir şekilde tahmin etmesinin oldukça zor olmasıdır. Portföy oluşumu sonrasında oluşacak sonuçlar ile yatırımcının risk beklentisinde değişimler meydana gelebilir. Bu da varlık dağıtımı ve çeşitlendirmesi üzerinde olumsuz etki yaratabilir.

Varlık dağıtımı ve çeşitlendirmesi risk yönetimine dair binlerce yıldır kullanılan temel kavramlardandır. Ayrıca, modern portföy yönetimi stratejilerinin altında yatan temel kavramlar arasında yer almaktadır.

Varlık dağıtımı ve çeşitlendirmesi yapılırken asıl amaç riskleri minimum düzeye getirmek ve kazanç potansiyelini de maksimize etmektir. Risk iştahının doğru bir şekilde farklı finansal ürünler arasında dağıtılması yatırımcının daha rahat bir yatırım yapmasına yardımcı olacaktır.